Gerçek zamanlı benim en sevdiğim pazarlama türüdür. Çünkü yaptıklarınızın sonuçlarını hemen gözlemleyebiliyorsunuz ve isterseniz de  stratejinizin yönünü o an değiştirebiliyorsunuz.  Diğer pazarlama türlerine göre kontrolü daha rahat elde tutabiliyorsunuz anlık takibiniz ile olumsuz sonuçlar çıktığında hemen müdahale edebilme imkanınız var. Hatta o an takipçilerinizle karşılıklı iletişime geçebiliyorsunuz. Diğer pazarlama türlerinde bunu göremiyorsunuz.  Gerçek zamanlı olarak yapmadığınız takdirde belki o olumsuz sonuçlar çoktan dünyanın diğer ucuna ulaşmış olacaktır. Artık durumu kurtarmak ve markanızın prestijini korumak daha da zorlaşacak.  Eğer iyi bir strateji yaparsanız viral etki bile yaratmanız çok mümkündür.

Bugünler de Türkiye’nin gündeminde olan Gezi Parkı eylemleri buna bir örnek olabilir. Bu örneği sadece iş dünyasında gerçek zamanlı pazarlama için somut örnek oluşturduğu için verdim. (eylemi destekleme yada desteklememekle ilgili değil) İş dünyasında da böyledir, yaptığınız paylaşımları izlerseniz, o an takipçilerinizle etkileşime geçebilirsiniz. Takipçilerinizi etkilemek için en iyi an, “onların sizin sayfanızda/paylaşımlarınızda vakit geçirdiği andır.” Çünkü size dair bir şeyle ilgileniyorsa o an onunla etkileşime geçerseniz çok daha rahat bir şekilde kazanım elde edebilirsiniz.  Gezi Parkı paylaşımları da “ağızdan ağıza pazarlama”nın sosyal medya versiyonudur. Bir çok kişi eş zamanlı aynı şey üzerine etkileşime geçebildi ve büyüdüler.

Peki Bunları Nasıl Yapabiliriz?

İş dünyasında tabi bunlar biraz daha zor. Ne de olsa iş dünyası bu. Gezi parkı buna bir örnek fakat burada milli duygular işin içinde olduğu için ilgi çekti, yani insanın ruhuna hitap etti diyebiliriz. İş dünyasında bunu başarabilmek için ise insan beynine, aklına ve kalbine hitap etmek gerekiyor. Bu üç temel taş üzerine gerçek zamanlı ve ağızdan ağıza pazarlama yaratabilirsiniz.

Oluşturduğunuz blog sitesinde yazılarınız ile yorumlara hemen cevap vererek müşteri memnuniyeti sağlayabilirsiniz. Bu takipçilerinizin sizin bir daha ki yazılarınızın okunması için onda etki yaratacaktır. Bu gibi örnekler çoğaltılabilir hatta isterseniz takipçilerinize sitenizde yazarlık profili bile oluşturabilirsiniz.

Yada Twitter üzerinden oluşturduğunuz hashtag ile etkileşim yaratabilirsiniz. Bu sayede paylaşımınızı kim, nerede RT ettiğini öğrenebilirsiniz. Daha da ileri gidebilirsiniz bir cafe de oturan kişi sizi RT ediyorsa hemen o cafeyle irtibata geçerek oradaki takipçiye bir jest sağlayabilirsiniz. Tüm bunları yapmak için günümüzde programlar mevcut.

Facebook ise gerçek zamanlı etki için biraz daha geri kalıyor fakat uzun vadede iyi bir mecra olduğu kesindir.

Sonuç olarak bunları iyi bir PR (halkla ilişkiler) ile tamamlamak önemli olan. PR ince bir çizgidir,  çizgiyi aşma yoksa ukala olabilirsin çizginin altına düşme yoksa önemsenmezsin!

Bu konu hakkında daha fazla detaylı bilgi almak ve konuşmak için benimle iletişime geçebilirsin