Bu tarz reklamları her zaman sevmişimdir. Çünkü bu tarz reklamlar kalbimize, beynimize ve kültürümüze hitap ettiği için anadolu insanı tarafından kabul edilebilir hale gelebiliyor. Bu reklamın insanımız tarafından neden içselleştiğini ve başarısını sizin için analiz etmek istiyorum.

Herşeyden önce Demba Ba için gündeme gelen “hangimiz sevmedik” şarkısı bir dönem dillerde çok yer etmişti. Ne de olsa müzik ruhun gıdasıdır. Hemen bunun arkasında gözüme çarpan, reklamda askerlerimizle insanların iç içe olmasıdır. Bunun ardından reklam hep bir bayram havasında geçiyor, insanların en mutlu anları ile çekilmiş. Şimdiden reklam kalbe, beyine ve göze hitap etmeye başladı bile. Reklamın sokaklarda çekilmesi doğallığı, reklamda ünlüler ile halkın birlikte oynatması birleşmeyi gösteriyor. Şarkılar hep bir ağızdan coşku ile söyleniyor, küçük bir ayrıntıdır ama önemlidir. Bu ayrıntı, aynı duyguları paylaşan bütün insanları temsil ediyor. Belki tanıdık değiller ama hepsi bir ağızdan aynı duyguları yaşıyorlar. Türk halkınında merhametli oluşu, yardımseverliği yaşanılanları ortak kılmayı hissettiriyor.

Bir ürünü hikayeleştirebilirseniz, ürün beğenilebilir. Hikayenin sonunda mesajınızı da müşteriye/izleyiciye doğru bir şekilde aktarırsanız beyinde yer edinirsiniz. Videonun sonunda denildiği gibi “sev Türkiye! Her şeyi herkesi aynı sevgi ile, her duyguyu birlikte yaşamak dileği ile, çünkü #D’ligibisevmek ruhumuzda var.” Pazarlama anlayışı budur, bu yüzden Kanal D ekibini tebrik ediyorum. Tüketiciyi iyi anlamışlar.