Kobi’lerin müşteri ayrımına gitmelerinin gerektiğini savunuyorum ve inanıyorum. Kobi’ler bunu  çok iyi bir şekilde başarabilirler çünkü müşterileriyle daha yakın temasta bulunabiliyorlar. Her şeyden önce Kobi’ler neden müşteri ayrımına gitmek zorundalar bunu belirtmek gerek. Çünkü işletme, her müşteriyi mutlu edemez bu dünyanın her yerinde böyledir. Hiç bir zaman bütün müşteri kitlesine hitap edemezsiniz ve hepsini de mutlu edemezsiniz.  Sizden alış veriş yaptıktan sonra mutlu olmayan müşteri markanıza zarar veren bir tüketici haline de gelebilir.  Bu, gelen müşteriye satış yapmayın sadece kendi müşterilerinize satış anlamına gelmez. İşletmeler, kendileriyle uyum içerisinde çalışan müşterileri ile birlikte alış veriş yapmaya ağırlık vermeliler. Philip Kotler’in dediği gibi “yeni bir müşteri kazanmanın maliyeti eldeki müşterinin maliyetinin 5 katı kadardır.” Elde ki müşterileriniz artık sizindir, onlarla rahatça konuşabiliyor istediğiniz gibi iletişim kurabiliyorsunuz neye kızıp neye kızmadıklarını biliyorsunuz. Yakın olduğunuz müşterileriniz size yeni müşteriler kazandırabilecek bedava yegane yoldur. Siz hiç bir ücret ödemezsiniz, reklam yapmazsınız fakat sıcak ilişkiler ile kurulan bağlar size yeni müşteri kazanımları sağlar.

Müşterileri ayırmak size hedef kitlenizi görmenize de neden olur. Hiç bir işletmenin her tüketiciye yönelik satış yaptığı olmamış bu yüzden müşterileri gruplandırmak da çok alınganlık yaratacak bir durum olmaması gerekir. Müşteri ayrımını yapması gerektiğini savunduğum Kobi’ler için bu çok önemli aşamadır. Zira Kobi’ler ayakta kalabilmek için müşteri beklentileri önceden belirlemeli, farklılaşmayı gerçekleştirmeli ve müşterileri ile sıkı bağ içerisinde olmalılar. İşletmeyi ileriye götürecek olan onun sadık müşterileridir, doğru müşterileri ile birlikte emek harcamadığı sürece ileriye gitmesi pek mümkün değildir. Bu yüzden müşteri ayrımına gidilmesi hem işletme için sağlıklı hemde tüketiciler için.