Yıllardır tam anlamıyla açıklanamayan, açıklandığında bile herkese göre farklı cevapların verildiği soru. “Pazarlamanın asıl sorunu nedir?”

Bir çok kişi ve kuruluşlar farklı farklı pazarlama taktikleri geliştirip uygulasalar bile farklı sonuçlar alabiliyorlar. Sabit bir cevap yada sabit bir strateji yok. O zaman sorunda sabit değil yani tek bir cevabı yok. Peki o zaman pazarlamanın asıl sorunu nedir? Sıkıntı, sorunu doğru teşhis etmemekte yatıyor. Teşhis doğru yapılmazsa doğru tedavi gerçekleşmez. Bu da pazarlamanın baştan sona bir sorun haline gelmesine neden olur. Pazarlama taktiklerini, kampanyaları boş verin önce sorunun kaynağını tespit edin.

Soru 1: Markanız Ne Satıyor?

Soru 2: Müşterileriniz Sizi Neden Tercih Ediyor ve Farkınız Var Mı?

Soru 3: Elde Ettiğiniz Müşteri Portföyü Kazanmak İstediğiniz Portföy Mü?

Soru 4: Siz Müşterilerinize Ne Vermeyi Planlıyorsunuz?

Benim için pazarlamanın asıl sorunu, markaların pazarını iyi tanımıyor olmasıdır. Markalara kazandırılan kişilikler sayesinde her markanın farklı kişiliği vardır, bu tıpkı bir insan gibi. Markanın karakterine göre, markanın müşterideki konumuna göre dış çevre analizi yapılmalı. Yukarıdaki 4 soru derinlemesine düşünülmeli. Bir ürün yada hizmet satıyorsanız eğer bu gerçekten mutlaka tüketicinin bir sorununu çözmeli.

Pazarlamada tek bir doğru yoktur. Farklı sorular farklı sonuçlar vardır. Dünya değişiyor, teknoloji değişiyor ve tabi ki tüketici beklentileri değişiyor. Pazar zorlaşıyor. Sorun tespit etmekte zorlaşıyor. Bu burada markalar için bir tavsiyem olacak, antropoloji alanında biraz sayfa karıştırmalarını istiyorum. Bu alanda yapılan bilgi kazanımları tüketici beklentilerini anlamada büyük yardımcı olabilir.

Umarım faydalı olmuştur, görüşleriniz bana yorum yazabilir yada mail atabilirsiniz.