Benim için satışın en zevkli tarafı satış sonrası alınan olumlu geri bildirimler. Yapılan satışın ne kadar doğru ve yerinde bir satış olduğunu ancak müşteriden gelen bildirimler sonucunda anlayabiliyoruz. Eğer satıştan sonra müşteriden olumsuz geri bildirimler geliyorsa bu olumluya çevrilmeli. İşveren satıştan sonra gelen bildirimleri yanlış anlamamalı, eleştiriye açık olmalı ki bu sayede eksiklerini tamamlamalı.

Marka, hedef ürünleri için müşterilerinin özellikle telefon numaralarını almalı. Ürünün yada hizmetin tüketimi esnasında tüketiciler aranmalı ve gelişen durumlar sorulmalı. Var ise hatalar, kusurlar daha da büyümeden engellenmeli. Bu tarz müşterilerin aranması hem ürünün müşteriler tarafından hem daha verimli kullanılmasını sağlar hemde ürünlerin yanlış kullanılıp marka hakkında kötü yorumların oluşmasını engel olmaktadır. Satış sonrası müşterileri aramak onları değerli kılar, müşterilerin size bağlılığı artar ve muhtemelen bir sonraki alış verişlerini de sizden yapmak isteyecekler. Sadece kendileri değil aynı zamanda etrafındakilere de sizden bahsedecekler ve satışlarınızın artmasına neden olacaklar. Biz buna pazarlamada ağızdan ağıza pazarlama diyoruz(WOMM).

İlk aklıma gelen sağlık sektörü ve hızlı tüketim ürünlerinde bu tarz müşteri ilişkileri yönetimi iyi sonuçlar getirebilir. İster sosyal medya üzerinden olsun ister telefon ile görüşerek olsun bu tarz müşteriler ilişkiler sürekli halde sürdürülmeli. Artan rekabet ortamında ve çok daha da önemlisi bilgiye ulaşmak bu kadar kolay iken günümüzde satışlar sonrası etkili müşteri ilişkileri yönetimi altın değerindedir. Onlar bilgiyi aramadan önce onlara ulaşırsanız, siz bilginin kaynağı haline bile gelebilirsiniz. Bunları belki bir çok işletme biliyor ama hayata sokmuyor. Bu yüzden bu taktiği uygulayan işletmeler kazancını katlamış çoktan yol almış işletmeler arasına giriyor.

Görüşmek üzere… 🙂